Minimalizm | Sadeleşmek

Şu günlerde adını daha sık duymaya başladığımız Minimalizm ve Sadeleşmek kavramlarını ben de yazıya dökmek istedim. Google’da Youtube’da Minimalizm olarak arattığımız zaman “Minimalizm aslında bir sanat akımıdır…” ile başlayan tarihçeyi bulabilirsiniz. Ben burada hayatımızda nasıl uygulayabileceğimizi ve neden uygulanmasını mantıklı bulduğumu anlatmak istiyorum.

Minimalizm ve sadeleşmek kelimelerini aynı anlamda kullanacağımı belirterek başlıyorum. Siz de hiç evdeki gereksiz eşyaları attığınız/ihtiyacı olan birine verdiğiniz/bir şekilde değerlendirdiğiniz zaman rahatlamış hissediyor musunuz? Ben hissediyorum. Bazen odam üzerime geliyor gibi oluyor ve kalkıp eşyaları ayırdığım zaman rahatlıyorum. O eşyaları da gerekli, ileride gerekli olacak/olabilecek, çöp, ihtiyacı olanlara verilecekler olarak ayırıyordum. Bunu yaparken minimalizm denen şeyden haberim yoktu, sadece rahatlamak için yapıyordum. Sonra bu yaptığım sadeleşme olayını başkalarının da yaptığını öğrenince acaba bunun bir adı var mı diye araştırdım ve var olduğunu öğrendim. Ya bu konuyla ilgilendiğim için (sevgili google ve ilgi alanlarımıza göre pazarlama yöntemleri ) ya da şu anda gerçekten popüler olduğu için sürekli bu konuyla alakalı videolar ve kitaplar görüyorum.

Nedir bu minimalizm, kuralları nedir dersek eğer aslında minimalizmin bir kuralı yok. Amaç fazlalıklardan ve gereksizlerden kurtulmak. 10 tane eşyayla, 15 tane kıyafetle, beyaz bir odada ömrünü meditasyon yaparak geçireceksin gibi bir saçmalık yok yani. İhtiyacın olmayan eşyalardan kurtulmak ilk hedef. Yaşayabileceğin minimum eşyayla yaşamanın her açıdan rahatlatacağı düşüncesi hakim. Bu sadece kıyafet için geçerli değil tabii ki. Kitaplar, mutfak eşyaları, ev eşyaları, temizlik eşyaları, düşünceler … şeklinde listeyi oldukça uzatabiliriz. Böyle bir sadeleşme kendimizi keşfetmemizi sağlayacak ve önceliklerimizi belirlememize yardımcı olacak aslında. Tüketim çılgınlığını geride bırakıp asıl ihtiyacımız olan şeyleri belirleyeceğiz. Böylece paramızı daha verimli kullanırken hayatımızı da daha verimli kullanmış olacağız. Çünkü artık ihtiyacımız kadar eşyamız var ve eşyalar bizim ihtiyaçlarımıza cevap veriyorlar. Böylece biz eşyaların kölesi olmuyoruz. Eşyaların kölesi olduğumuz zaman vaktimiz sürekli onların düzenlenmesiyle, temizliğiyle, bakımıyla geçiyor. Fakat bunlar hayatımızda olmadığı zaman vaktimiz, enerjimiz bize kalacak; böylelikle çok yoğun görünüp kafayı yemeyeceğiz.

Düşünceyi beğendik, hayatımıza uygulamak istiyoruz. Peki nasıl başlamalıyız? Kendimize soracağımız birkaç soruyla başlayalım o zaman:

  • Ben bugün itibariyle nasıl bir yaşam istiyorum?

İşimde/okulumda başarılı olmak, şu hobime daha fazla vakit ayırmak, şu şu hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum…

Önceliklerimizi belirlediğimiz için zamanımızın büyük kısmını işimize/okulumuza/hobilerimize ayırabileceğiz. Para israfı yapmadığımız için hayallerimiz için gerekli olan parayı biriktirebileceğiz böylece.

  • Nelerle meşgul olmak istiyorum?

Kod yazmayla, yeni yerler görmeyle, yeni bir dil öğrenmeyle meşgul olmak istiyorum…

Gereksiz şeylerle uğraşmadığımız için vaktimiz de var, sadece ihtiyacımız olan şeyleri aldığımız için paramız da.

  • Beni en çok yoran yer neresi?

Temizlik, ev toplamak, kafamın sürekli dolu olması, sürekli ütü yapmak, görüşmek istemediğim insanı sürekli sosyal medyada görüyor olmak …

Sadece süs olsun diye duran eşyalar orada durmasa toz almaya ayrılan zaman azalacak, eşyalar azaldığı için ev toplama süremiz kısalacak, gereksiz kıyafetler azaldığı için sürekli ütü yapmaktan kurtulmuş olacağız, sosyal medyamızı temizlediğimiz için sadece görmek istediğimiz insanları göreceğiz.

Bunları da belirledik. Nerelerden sadeleşebiliriz?

  • Yaşam alanımız -> Ev, ofis
  • Hobilerimiz, hedeflerimiz, görevlerimiz
  • İnsani ilişkilerimiz
  • Dijital alanlar
  • Yeme,içme
  • Konuşma

Alanlarımızı da belirledik. Sırasıyla nelerden sadeleşebiliriz peki?

  1. Kıyafet – ayakkabı – aksesuar
  2. Kitap – dergi
  3. Kağıtlar
  4. Hobi ve kırtasiye
  5. Mutfak
  6. Temizlik
  7. Havlu – örtü – çarşaf
  8. Tüm ıvır zıvırlar
  9. Anısı olanlar

Bunlardan nasıl sadeleşebiliriz?

Kendimize bunun için bir zaman aralığı belirlemeliyiz. Örneğin haftada 1 kez değerlendirme yapacağız. Sırasıyla yukarıdaki yerleri ve eşyaları gözden geçireceğiz. Sadeleşme denen şey tek günde ve tek seferde olacak şey değil çünkü ve hayatımıza sürekli yeni şeyler girecek. Örnek birkaç senaryoyla karşınızdayım:

Kıyafetler: Dolabımızın önüne geldik, kapağını açıp kıyafetlerimize şöyle bir göz attık. Hala etiketleriyle duranlar, 1 yıldan fazla süredir hiç dokunmadığımız kıyafetlerimiz, belki bir gün ihtiyaç olur diye beklettiğimiz ama hiçbir zaman ihtiyaç olmayan kıyafetlerimiz, eskime yırtılma dar/bol gelme gibi sebeplerle bir daha giymeyeceklerimiz … Kıyafetlerin yarısını eleyebiliriz aslında bu şekilde. Aynısı ayakkabı ve aksesuarlar için de yapabiliriz.

Kağıtlar: Çöp olanları bir geri dönüşüm kutusuna atmak için ayırabiliriz. İhtiyacımız olanları bir dosya içinde biriktirebileceğimiz gibi bir defter içerine yazarak toplayıp o kağıtları da ortadan kaldırabiliriz.

Anısı olanlar: Bazı eşyalar hiç işimize yaramayacak olmasına rağmen sırf anısı olduğu için evimizin bir köşesini kaplar. Fotoğraflarını çekerek o eşyaları hatırlayabiliriz böylece aslının evde bir köşeyi işgal etmesine gerek kalmaz.

Dijital alanlar: Günlük hayatta görüşmediğimiz birinin gittiği tatili görmek zorunda değiliz. Bu kişiyi takipten çıkarmak 5 saniyemizi bile almayacak bir hareket. Ya da attığı tweetleri görmek istemediğimiz ama takibi bıraktığımızda kendini eksik hissederek kalbi kırılacak olan kişiler var çevremizde diyelim, onları da sessize al butonu sayesinde görmekten kurtuluruz. Böylece sosyal medyamızda sadece görmek istediklerimizi görerek zaman tasarrufu yaparız ve beynimizde gereksiz yer kaplamazlar.

Kitaplar konusunda sadeleşmek bana oldukça zor geliyor ve zor gelecek çok kişi olduğunu düşünüyorum. Bu konuda kendimi zorlamıyorum, en azından şimdilik onları görmekten de düzenlemekten de zevk alıyorum. Eğer bir gün düzenlemekten, görmekten sıkılacak olursam sanırım ilk yapacağım şey içlerinden eleme yapıp geri kalanını olduğu gibi bir kütüphaneye ya da köy okuluna bağışlamak olur.

Benim anlattığım oldukça özetti. Peki daha detaylı okumak istersek hangi kitapları okumalıyız? Bunun için en çok önerilen kitaplar:

Sade , Minimalizm Azla Mutlu Olmak , Hayatı Sadeleştirmek İçin Derle Topla  (Üzerlerine tıklayarak daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. )

İzlenebilecek videolar:

Ece Taşer Videoları, Başak Kablan Videoları, Yabancı Kaynaklara Örnek

Bu videolardaki denenleri ve tavsiyeleri özetleyeceğim fakat siz yine de izleyin bunları, oldukça güzeller çünkü.

Hayatınızı basitleştirin. Değersizleştirin demek değil bu, daha rahat ve daha kaliteli yaşamak için gereksiz şeylerden arındırın hayatınızı.

Önemli olan, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır o yüzden elimizdekini tüketmeden yenisini almayalım.

Sosyal medya bize Tükettiğin kadar değerlisin mesajı veriyor biz de ihtiyacımız olmayan şeylere ihtiyacımız varmış gibi davranıyoruz.

Bununla alakalı yıllardır verilen bir örnektir aslında Steve Jobs ve Mark Zuckerberg. Dünyanın en zengin insanları arasında yer alırlar fakat hiçbir zaman farklı farklı kıyafetlerle görmedik onları. Kendilerinin rahat hissettikleri aynı tarz kıyafetlerle gördük. İstediklerini alacakları çok fazla paraları var. İstedikleri markanın istedikleri eşyalarını istedikleri sayıda alabilirlerdi ve sayamayacağımız kadar fazla kombinle karşımıza çıkabilirlerdi ama onlar bunu boş yere kafa yormak olarak gördüler.

 

Hayatınızdaki tüm fazlalıklardan kurtulup hayatı saf ve en mutlu haliyle yaşamanız, hayallerinizi gerçekleştirmeye imkan bulmanız dileğiyle …

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir