Kocaeli Üniversitesi Metalürji & Malzeme Mühendisliği

Herkese merhaba. Ben Ece Sezen İçöz. Kocaeli Üniversitesi metalürji ve malzeme mühendisliği son sınıf  da sayabileceğimiz 5. Sınıf öğrencisiyim. Bu bölümün baya ekmeğini yemekle beraber, bu mesleği yapmak üzere mezun olduğumda da bana çok ekmek yedireceğinin garantisini verebilirim; tabii mesleğimi sever, hayatımın sonuna kadar bu işi yaparım dersem.

Üniversiteye hazırlanmadan önce çok ideallerim ancak tek bir hedefim vardı. Bunların arasında metalürji ve malzeme mühendisi olmak yoktu elbette. Herkes bu bölümü, kazandığı zaman araştırmaya başladı. Bize yöneltilen, “sen şimdi ne olacaksın?” sorusuna cevap verebilmek için.

Bense bu sektörde çalışan işçi babamın ağzından dinlerdim mesleğimizin zorluklarını. 4 yıllık lisans eğitiminde öğretilen bilgileri 30 yıllık tecrübeye sahip babamdan dinlerdim, öyle yazdım tercihlerime.

Kazandığımı duyunca çevremdekilerden şu tepkiler yükseldi; bir “bayan” mühendis? Üstelik ağır bir bölüm? O kadar erkeğin arasında? Yapabilecek misin?

Evet arkadaşlar, asıl şimdi kazanmıştım bu bölümde okumayı. Mühendislik gibi cinsiyeti olmayan bir mesleği şimdi yalnızca “erkeklerin yapabileceği” bölümde okuyarak kanıtlayacaktım kendimi, herkese.

Eskişehir’den yatay geçiş yaparak Kocaeli Üniversitesi’ne geldim. Gelirken bölüm değişikliği de  yapmadım. Yaparım ben bu tercih edilmeyen meslekte okumayı dedim. Vazgeçmedim. Başarı not ortalamasıyla geçişim yapıldı.

2.sınıf. Bölüm derslerine yavaştan girişimizin yapıldığı yıl. Bocalayabileceğiniz, ben nereye geldim diye sorgulayabileceğiniz, bu kadar ezber ne demek yapmak zorundayım mühendis değil miyim ben diye kendi kendinizle istişare edebileceğiniz bir yıl, ancak öğrenciliğin en güzel senesi diyebilirim. Çok çok ezber. Sınavlar bir bir açıklandığında, virgülün yerini de ezberlemem gerekiyordu diyebileceğiniz sonuçlar almanız da cabası. Malzeme bilimi, bölümün en ama en yapı taşı dersidir. Anlayıp geçti iseniz, bu dersi veren hocalarınız şaheser donanıma sahipse, korkmayın. Mesleğinizi de sever dersleri de severek takip edersiniz. Faz diyagramları, okumasını bilmeniz gereken diyagramlar. Özellikle demir-karbon denge diyagramı. Bilmeyen mühendis olmamalı demiştir her bir hocamız. Elbette sayısal derslerimiz var. Kütle ve enerji bilançosu. Fırın hesapları, bu mühendisliğin sorumluluğunu alacağınızın teminatıdır bu ders. Sadece sizden yapmanız beklenecek bu hesaplar için. Bilerek çalışılır. Ama dedim ya, en güzel yılımızdı. Derslerden kaldıysak telafi edebilecek dönemlerimiz, yıllarımız vardı. Henüz gelecek kaygısı yaşamadığımız zamanlar, hangi alana yöneleceğiz gibi sorular kafamızı meşgul etmiyordu.

Ve bir sonraki yıl, 3. Sınıf. Derslerin birbiri ile bağlantılı olduğunu kavradığımız anlar. Malzemenin teorik bilgilerini bilip, yorum yapmamızın istendiği, malzeme tasarlayacaksak nereden başlamamız gerektiğinin öğretildiği sene. Aynı zamanda laboratuvar derslerimizde metalografi yapmamız gereken, ilk beyaz önlük giyme heyecanımız. Bir numune mikroskopta incelenmeye nasıl hazırlanır, mikroskopta ne görmemiz beklenir, hata nedir, yapıldığında telafisi var mıdır?

İnsan hayatını ilgilendiren bir bölüm okuduğumuzu anladık. Nice inşaatlarda kaçak malzemelerden yıkılıp giden binaların içinde; binlerce hayatın, hayallerin son bulduğu anların sorumlusu, altındaki imzanın bize ait olmaması için bugün her şeyi bilip öğrenmeliyiz dediğimiz bir 3. Sınıf.

Malzeme dediğimiz yelpaze alabildiğine geniştir. Demir çeliktir, seramiktir, kompozittir, camdır, alüminyumdur, bakırdır. Bu yüzden staj yapma zorunluluğu sağlar okullarımız. Mezun olmadan hangi bölümde uzmanlaşmak, hangi alanda çalışmak istediğimize karar verdiğimiz önemli anlardır.

Son sınıf. Bu zamana kadar geldiyseniz hiçbir şey bilmiyormuş hissine kapılabilirsiniz, ki bence bu çok normal. Bu zamana kadar malzeme ve metalürji ile ilgili o kadar yükleme yapılmıştır ki, işin içine girmeden aklınıza gelmeyecek bilgiler öğrenmiş olabilirsiniz. Bu zamana kadar birçok dersiniz de kalmış olabilir, üzülmeyin. Okul elbet bir gün biter, ancak hayat boyu öğrendikleriniz sizde kalır. Fabrikalarda çalışan işçilerin güvenliği için, evlerinde güvenle oturan aileler için, ülkemizde savunma sanayinde kullanılan malzemelerin dayanıklı olup güvenlik güçlerimizin evlerine sağ salim dönebilmeleri için; bu mesleği sevmeniz şart. Bu mesleği icra edenlere güvenmeniz şart.

Bunun için de, bu bölümün kazanılması kolay, hakkını vererek bitirmesi zor bir bölüm olduğunun unutulmaması gerekir.

Herhangi bir sorunuz varsa eğer LinkedIn adresimden bana ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir