Cumhuriyet Üniversitesinde Tıp Okumak | Sivas

Herkese merhabalar 🙂 Ben Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi Stj. Dr. Sümmeyye. Tüm liseyi mühendis bir kadın olma haliyle geçirmiş ama sonunda tıp fakültesine gelmiş bir öğrencinin gözüyle size tıp fakültesini , sınav sistemlerini, bir de Sivas’ta yaşamayı anlatmaya çalışacağım. İster doktor olmak isteyin, ister tıp okurken yolunuz bu siteye düşmüş olsun, ister de tıpla çok işim olmaz ama meraktan buradayım diye düşünün her halükarda sıkılmadan okuyabilmenizi umuyorum hasta anamnezleri dışında ilk defa upuzun yazdığım bu yazıyı 🙂
İlk olarak tıp okumak nasıl bir şey derseniz zor ama gerçekten zor. Hani her bölüm için kendi zorluğu var derler. Tamam amenna ama tıp fakültesine gelen insanın bir miktar kendi mutluluğundan feragat etmesi gerekiyor . Zira ne ağlayarak bitsin artık dediğimiz günler bitiyor ne de ne işim vardı ki burada dediğimiz. Tabi güzel yanları da var ama 12.sınıfta çektiğiniz işkence her sınavda tekrar ediyor gibi hissettirince güzel anlar çok anlatılmıyor.Komite sistemi denilen sistemle her sınavımız üniversite sınavı modunda çünkü . Peki nasıl bu sınavlar?
Bizim üniversite için sınav sisteminden bahsetmek gerekirse Komite + final dediğimiz bir sistemden sınıf geçiyoruz ilk üç sınıfta . Dörtten sonrası staj burası bambaşka bir dünya, ayrı bir işkence 🙂 Nedir peki bu komite? Komite denilen şey bir topluluk ,grup, paylaşım değil mi ya ne alakası var sınavla derseniz kendisi mini üniversite sınavı oluyor. Yıl içinde belli sayıda komite dediğimiz sınavlar var bu sınavda tüm derslerin soruları toplam yüz soru olacak şekilde derslerin işlenme uzunluğuyla orantılı olarak tek günde soruluyor.  Komitelerin ortalaması 80 üstü olursa (ki ben 3 senede sadece son komitemden 80 üstü alabildim (81 :D) ) tebrikler sınıf geçtiniz. Yoksa asıl sıkıntı orada çünkü ortalamanız 60’ın üstünde olacak şekilde final sınavını vermeniz gerekiyor. Final sınavı eşittir bölüm sonu canavarı . 200 soru ve tüm senenin konuları , üç saati aşkın sınav ve ne ara işledik ya dediğiniz sorular. Tabi böyle anlattığıma bakmayın biraz zorlanarak da olsa günü gününe çalışmadan da geçiliyor temel tıp dediğimiz bu ilk üç  sene, biraz fazla yıpranıyorsunuz sadece o kadar .
Yalnız şöyle bir sıkıntı var, derslerin sınavı bir olduğu için geçmesi kalması da bir oluyor. Sizin anlayacağınız şekilde alttan alması yok. Direkt sınıf tekrarı oluyor geçemeyince. Evet bizce de bize yazık 🙂 Stajlar ayrı bir işkence dedim ya onların yazılı sınavı da aynen yukarıdaki sistem gibi. Yazılısı var üstüne bir de sözlü sınav oluyor . Zaten iş en çok sözlüde hocanın inisiyatifiyle bitiyor. Tek farkı, kalınca tüm sene değil stajınız uzuyor ama mezun olamadığımızdan TUS ile atanamıyor yine neredeyse bir sene kayıp yaşanıyor.
Sınavları bir yana bıraksak eğitim nasıl peki CÜ Tıpta derseniz imkanlar dahilinde oldukça iyi . Şöyle ki temel tıpta en önemli derslerden biri anatomi ve anatomi kadavrasız olmuyor. Bizim kadavralarımız ben üniversiteye başladığım sene geldi. Yani daha çok yeni, eğitim açısından çok avantajlı. Peki hocalar? Bazıları var ki , her bölümde olduğu gibi , ne onlar biliyor bence ne anlattığını ne  de biz dinlesek de anlıyoruz ama gerçekten kaliteli , anlatmaya can atan , öğrenelim diye uğraşan hocalarımız da var. Onları gördükçe de gözümüzden kalpler çıkmıyor değil . Ama ilerisi olarak iş öğrencide bitiyor. TUS’a yönelik bir hazırlık yok çünkü. Bir hocamız  üniversitenin çok güzel pratisyen hekim yetiştirdiğini söylemişti. Belki evet ama pratisyenlik sahada da öğreniliyor. Bize gereken ilk önce TUS sınavını kazanmak. Hedefleriniz çok büyükse ilerisi için CÜ Tıp çok size yönelik olmayabilir yani.
Gelelim Sivas’a. Belki duymuşsunuzdur ama ben yine de söyleyeyim tek kelimeyle SOĞUK. Başka da çok bir özelliği yok zaten. Kalabalık bir arkadaş grubunuz olmadığı sürece yapabileceğiniz çok fazla faaliyet de yok . Sadece çok güzel doğa gezileri oluyor hava soğumadan o kadar. Bu arada soğuğu açmak gerekir diye düşünüyorum ki  -20 derecede okula koşarak gittiğimizi söyleyebileyim. Dediğim gibi soğuktan başka met edilecek bir tarafı yok. Kendi halinde, küçük, insanları çok sıkıntılı olmayan bir şehir. Üniversite hayatım sakin geçsin çok atraksiyona gerek yok diyorsanız buyurun gelin. Sonra benim gibi bir Erasmus yapsam da rahatlasam diye uğraşırsınız. Unutmadan hakkını yemeyeyim üniversite Erasmus olarak çalışıyor , isteyen öğrenci biraz çabayla Erasmus hakkı ediniyor yani. Sadece benimki staj üstüne olacağı için mi bilmem ama angaryası çok fazla, hala da uğraştırıyor . Bakalım, şubatta Polonya’da zaman geçirdikten sonra şuanın uğraşları değecektir diye umuyorum 🙂 Buralardaki üniversite hayatı ile ilgili anlatacaklarım bu kadar.
Tabi bu yazdıklarımın hepsi kişisel görüşler siz yine de mutlaka başka fikirler edinin buralara gelmeyi düşünüyorsanız.
Son olarak aklınıza takılan bir şey olduysa , Erasmus hakkında konuşmak isterseniz (ki ben yardımcı olsun diye birilerini çok aradım) veya kim bu sorunlu arkadaş diye merak ederseniz buradan bana ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir