Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Okumak

Merhaba ben Feyza. Ankara Üniversitesi hukuk fakültesi 4. Sınıf öğrencisiyim. Bu yazıda sizlerle neden hukuk ve neden Ankara Üniversitesi sorularını yanıtlamaya çalışacağım. Yaklaşık 5 yaşımdan beri tek hayalim avukat olmaktı. Kendimi hep adliye koridorlarında koşturan bir avukat olarak hayal ettim. Her ne kadar şu an ne iş yapmak istediğime tam olarak karar vermesem de çocukluk hayalimdi avukat olmak. Ancak buna rağmen lisede dört yıl boyunca sayısal okudum. Başarılı bir öğrenci olduğum için mutlaka sayısal okumam ve tıp, diş, mimarlık gibi bir çok bölümden birini seçmem gerekiyormuş gibi düşünüyordum. Tabii bunda çevremin etkisi de oldukça fazlasıydı. Lise son sınıfta YGS’ye yaklaşık iki ay kala aslında sayısal bölümlerden okumak istediğim bir bölüm olmadığına karar verdim. Düşünmek ve karar vermek için uzun bir vaktim de kalmamıştı. Zor bir süreçti. İçimden bir ses “Çocukluk hayalinin peşinden koş Feyza” dedi. Bir kaç araştırmadan sonra hukukun aslında tam da bana göre bir bölüm olduğuna karar verdim ve çalışmalarıma öyle bir yön verdim.

Neden Ankara Hukuk sorusunun yanıtı ise oldukça basit aslında. Ankara hukuk bir markaydı. Hukuk fakültelerinin içinde en nitelikli eğitimi veren fakülteydi. Bu yüzden Ankara Hukuku tercih ederken hiç tereddüt yaşamadım. Final dönemlerinde ne kadar pişman olduğumu söylesem de şikayet etsem de çok net söyleyebilirim ki ASLA PİŞMAN DEĞİLİM.

Gelelim okulun imkanlarına, kampüse. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Cebeci yerleşkesi içinde yer alıyor. Fakülte 5 Kasım 1925 tarihinde kurulmuş olup cumhuriyet tarihinin ilk hukuk fakültesidir. Türkiye’nin en köklü ve en iyi eğitimi veren hukuk fakültelerinden biridir. Ankara’nın tam merkezinde diyebileceğim bir konumda. Bunun dışında Ankara Üniversitesinin çeşitli yerlerde kampüsü var. Tek bir kampüs içinde bulunmuyor. Cebeci kampüsü içinde Eğitim bilimleri fakültesi, siyasal bilimler fakültesi ve iletişim fakültesi yer almakta. İmkanlar konusuna gelirsek bir çok devlet üniversitesi gibi özel üniversitelere nazaran daha kısıtlı imkanlara sahip olduğunu ancak akademik kadro açısından çoğu üniversiteden çok çok daha iyi bir kadroya sahip olduğumuzu da rahatlıkla söyleyebilirim.

Hukuk fakültesinden mezun olduğunuzda avukat, savcı, hakim, noter olabileceğinizi biliyorsunuzdur. Bunların yanında akademik kariyer yapabilir ya da bakanlıklarda, banka ve finans kuruluşlarında uzmanlık, hukuk müşavirliği,danışmanlık, müfettişlik yapabilirsiniz. Hakim ya da savcı olmak istiyorsanız mezun olduktan sonra adli/idari yargı sınavlarına girmeniz gerekecek. Bu sınavı geçmeniz durumunda mülakat aşaması var. Henüz ben de tecrübe etmediğim için bununla ilgili net bir şeyler söyleyemeyeceğim maalesef. Avukat olmak isterseniz mezun olduktan sonra bir yıl boyunca staj yapmanız gerekecek. Stajı tamamladıktan sonra ruhsatınızı alıp avukatlık mesleğini icra edebilirsiniz. Bir çok hukuk fakültesi mezunu avukat olduğu için bu konuda iş bulmak noktasında sıkıntılı bir süreç yaşama ihtimali var maalesef. Noterlik için ise mezun olduktan sonra noterlik belgesi almanız gerekiyor. Ancak bu belgeyi alabilmek için yalnızca mezun olmanız yeterli değil. Aynı zamanda avukatlık stajını tamamlamanız gerekiyor. Belgeyi aldıktan sonra belge numaranıza göre Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak ilanları takip etmeniz gerekecek ve ne yazık ki uzun süreler beklemek zorunda kalabilirsiniz. Yine de hukukun iş alanının fazlasıyla geniş olduğunu düşündüğümüzde işsiz kalmak gibi bir durum yok denecek kadar az diyebiliriz. Çünkü insanın olduğu her yerde hukuka her zaman ihtiyaç olacaktır.

Derslerden kısaca bahsedeyim. Birinci sınıfın en önemli iki dersi Medeni Hukuk ve Anayasa Hukuku. Oldukça zorlu dersler. İkinci sınıfın ve aslında fakültenin belki de en zor dersi Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Kullandığınız kitaba göre değişecektir tabii ki ama ben asla ince ve kolaylık okunup bitirilebilecek bir Borçlar Genel kitabı ile karşılaşmadım. Bir de Ceza Hukuku Genel Hükümler ve Milletlerarası Kamu Hukuku var önemli olarak gördüğüm. Üçüncü sınıf fakültenin en zor sınıfı. Dersler oldukça kapsamlı ve ilk iki yıla nazaran daha teknik. Hukuk okuduğumuzu gerçekten hissetmeye başladığımız bir yıl üçüncü sınıf. En önemli dersleri Medeni Usul Hukuku ve Ticaret Hukuku diyebilirim. Ama diğer üçüncü sınıf dersleri de oldukça önemli. Son sınıfta ise İcra ve İflas Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku ve İş Hukuku oldukça önemli ve kapsamlı dersler. Sınav sistemimiz de diğer okullardan biraz farklı. Ocak ayında vize, Haziran ayında final oluyor. Yıllık sistem dediğimiz bir sistem bu. Bütünlemeler ile birlikte toplamda bir yılda her dersten en fazla 3 (normalde 2 bir vize bir final) sınava giriyoruz. Dört yıl boyunca ciddi anlamda kolay dediğim bir dersle karşılaşmadım. Her biri oldukça mühim ve iş hayatımızda sık karşılaşacağımız alanlar. Dersler daha çok teorik ilerliyor. Çok iyi bir akademik kadroya sahip olduğumuzu da tekrar belirteyim.

Hukuk okuduğum için insanlardan aldığım çeşitli tepkilere değinmeden edemeyeceğim.Hepinizin bildiği üzere toplumumuzda avukatların yalancı olduğuna dair bir algı var. Ben de dört yıldır birçok insandan “Avukat olma,onlar yalancı olur.” ya da “İnsanların hakkına gireceksiniz, günah, haram para” vs. gibi bir çok tepki aldım. Almaya da devam edeceğim gibi görünüyor. Umurumda mı peki? Tabii ki hayır. İnsanlardan aldığınız ya da alacağınız tepkiler yüzünden hayallerinizden vazgeçmeyin ve tabii ki kendinizi bu tür tepkilere de hazırlayın.

Ankara’ya da değinelim. Ankara öğrenciler açısından oldukça çok tercih edilen bir şehir. Sosyal hayatın bir çok anadolu şehrinden daha aktif olduğunu söyleyebilirim. Ama tabii bu durum sizin beklentilerinize göre de değişecektir.

Son olarak şunları da söylemeden edemeyeceğim. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini tercih ederken hayatınızın dört yılını sınavlarla ve derslerle boğuşarak yorucu bir şekilde geçireceğinizi göze almalısınız. Fakültenin ana binası altı sütundan oluşuyor. Altı sütuna dair bir şehir efsanesi var.

Bir gazeteci, Ankara Hukuk’un zor olup olmadığını ve dört yılda bitirilip bitirilemeyeceğini sorar. Eski Dekan Lale Sirmen’in cevabı, ironik ve bir o kadar da gerçektir: “Siz binamızın sütunlarını saymadınız galiba. ” Kısacası eğer Ankara Hukuku tercih edeceksiniz sosyal yaşantınızdan biraz fedakarlıkta bulunmanız gerekecek. Ben yine de bütün bunlara değeceğini düşünüyorum.

Merak ettikleriniz ve öğrenmek istediklerinizle ilgili benimle Twitter ve Instagram hesaplarım üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir